16 Temmuz 2014 Çarşamba

Bir ağaç gölgesi gibi değildir
Bir insan gölgesinde yaşamak...
Bir an gelir, biri gider
Canını yakan
Kavurucu güneş altında kalıverirsin...

8 Temmuz 2014 Salı

Vur duvarlara , vur ... Yüzünü...
Akıp giderken beynin başından,
Vur göğsündeki  Nazlı yüreğini yollara.
Savur kelimelerini boş yere,
Bağır, çağır...
Sakin gözler bakarken sana,
Sen, debelen dur...
Ve vur,
Duygularını yerden yere...
Sonra sor kendine
Nedir bu bendeki mutsuzluk?
Huzursuzluk mu , doyumsuzluk mu?
Sonra da şaşkın şaşkın bak kendine
Bir türlü yüzleşemediğin aynanda...
Ve yalnızlığının sebebini sor sağır yüreğine...
Sevgisizliğini sor yolunu kaybetmiş gözlerine...
Sor ki , cevap alasın
Sor ki , bir derman bulasın
Sen ki , benim yol arkadaşımsın
Sor ki beni , seninle bulayasın...


İnsanlığın çıkarlarına uyanık
Yardıma uyur bir toplum olduğunu
Düşünürsek
Lay lay lom dünyanızda size iyi uykular
Sevgili dünyalılar
Hele de yanınız da ninni söyleyeniniz varsa...
Bir an , çekip karanlığı gözlerime uyumak lazım
Diye düşündüğüm bu dünyada...
Uyanık kalmak
Hem çok kolay
Hem de çok zor galiba...
İnsanlığın, çıkarlarına uyanık olduğu dünyada,
Gerçek uykunun bu olduğu kanaatindeyim...

5 Temmuz 2014 Cumartesi

Baban giderse,
Kolun gider, acır kalbin  ...
Evindeki gücün gider dayanmaz yüreğin...
Yorgun düşer , yıllar geçer, zaman alır acının azını...
Annen giderse...
Vay haline...
Duvarların yıkılır, ortada kalırsın...
Kalbin kırılır, sesin çıkmaz...
Bacağın gider , takatin kalmaz...
Yüreğin,  yanar yanar yanar...
Kimbilir ne zaman söner...
Hayat yaşanacak bu şekilde belki...
Anlamsızca ve boşlukta...
Ben ki bu kadar kıymetlerini bildiğim halde
Sanki hiç bilmemişim gibi..
Sanki hiç yaşamamışım
Doğmamışım
Şaşkınım...