28 Ocak 2020 Salı


Kanat kanat açılan anahtarlar gönüller...
Ve bu gönüller ne kadar açılırsa
İçeri o kadar sevgi girer.
Bütün kötülükleri siler...
Ömrümüzü bu belirler.
Aşkı hiç sorma !
Onun nerede olduğu bilinmez derler...
Belki kanat kanat gelirken
Anahtarlar ,
Onu da beraberinde getirirler.
tt

19 Ocak 2020 Pazar

Her insan bir kapı hayatımızda...
Ne zaman , ne kadar açılacağını koyduğumuz mesafeler belirler.
Kimileri aralanır,
Kimileri ise ardına kadar açılır.
Kimileri açılmadan kapanır.
tt

14 Ocak 2020 Salı

Zamanla geçiyoruz hayatın içinden ,
Zamanla anlıyoruz...
Anıları tazeliyoruz zamanla
Zamanla seviyoruz aslinda...
Yalnızlığa alışıyoruz zamanla
Çocuklar gülüyor
Çiçekler büyüyor
Ağaçlar yeşeriyor zamanla...
Zamanla görüyoruz aslında...
Zamanla acıyor kalbimiz
Zamanla sağır oluyoruz...
Notalar yağmur gibi
Zamanla duyuyoruz aslında...
Zamanla geçiyoruz hayatın içinden...
Zamanların birinden
Öğretilen tüm evrenden
Sırayla gidiyoruz aslında...
tt


12 Ocak 2020 Pazar

İnsanoğlu 
zamanın içinden ya yalnızlıkla geçti ,
Ya da zaman ,
farkına varmadan
İnsanın yanından yanlışlıkla ...
Kimbilir ?
tt
Gün gelir yazı olursun bir sarhoşun kaleminden...
Ya da yarım kalmış bir şiirsin şairinin en derininden...
Gün gelir sevdiklerin bir bir giderken  bakakalırsın ,
Ya da herşey mümkünken , hayata takılırsın.
Gün gelir sararmış bir fotoğrafsın eskimiş bir albümde ...
Gençliğin ve anıların seni yolculuğa çıkarır ,
Gün gelir demlenmiş bir ömrün piyangosu gibi çıkarsın karşıma ,
Savrulan yıllara inat , karışırsın hayatıma...
Ve o gün belki gelir...
Belki teğet gider.
Ama sen hiç bakma arkana !

10 Ocak 2020 Cuma

Bazı insanlar üstü çizilen satırlar gibidir.
Orda olsalar da görünmezler
Okuduğunda anlaşılmazlar
Aslında hiç okunmazlar
Suya sabuna dokunmazlar
Kimseyi saramazlar
Anlatsan anlamazlar
Ama ordadırlar
Zaten bir işe de yaramazlar.
tt
Bir masal çiz pencereme
Renkli olsun ama...
Bir kuş olsun mesela
Biraz yağmur...
Rüzgârlı bir deniz ,
İçinde biraz biz
Biraz bizden bir iz...
tt
Hayatın içinde birbaşınayım
İçten içe öksüz...
Derinliğine yetim...
Sırtımda tüm ahalinin gürültüsü
İçimde gümbür gümbür yalnızlığım
Yaprakların rüzgardaki sesi gibi
Kaynıyor damarlarımda kırmızı
tt
Eksilmiş bir tamlama gibiydi
Ne tam anlatabiliyordu
Ne de anlayabiliyordu
Yalnızdı ...
Yanlız , kendini seviyordu.
Yalınayak dolaşıyor
Herşeyi karıştırıyordu
Ya da karışık seviyordu
Yaşama tutunmak yerine
Pamuk ipliğine bağlanıyor
Her gece ağlıyordu ...
Güç , kudret önemsizdi.
Sessizliği sevmiyor
Sürekli bağırıyordu .
Bir rüzgar esiyor
Anlık mutlu oluyor
Sonra tekrar kabuğuna doluyordu
Dolu dolu konuşuyor
Ama hiç dinlemiyordu
Nedenini sorgulamadan
Gönlünü eğliyordu ...
Belki bir rüzgârın içine
Belki koca dalganın sesine
Belki de fırtınanın nefesine muhtaçtı
Ama dinlemeyi bilmiyordu...
Hiç dinlenmiyordu.
İçselleştirmiyor ,
Derine inmiyordu.
Ardında bıraktığı nemli izler,
Gözlerinden akan ıslak hikayelerle
Neler anlatıyordu ?
Onu bile bilmiyordu.

tt
Kendimize  hatırlandığımızda ,  hatırladığımızda
mutlu olacağımız anları armağan edelim 🌞
FOTOĞRAF

Unutulmuş bir fotoğraf gibiyim bugünlerde...
eskimiş kutuların içinde
dolabın en köşesinde...
biri gelir, belki bulur düşüncesiyle
dolabı bekliyorum...
yanıbaşımda başka zamana ait anılar
bana geçen zamanları hatırlatıyorlar...
biri elimden tutuyor,
birinde merdivenden düşüyorum...
kalabalığın içinde kalmışım
kadraja girmek için uzanmışım...
birinde köşede sessizce ağlamışım...
pasta kesiyorum işte şimdi...
yavaş yavaş hayatımın anlamı azalıyor
sevdiklerim birer birer azalıyor...
hava soğuyor
üşüyorum
ve ayağım takılıyor düşüyorum.
🐌
İster yalnız yürü bu yolda
İster cümbür cemaat
Kalbinde kalanlar sevgi, huzur, temiz vicdan olsun...
Salyangozlar gibi iz bırakarak yürü...
Ardında kalan parlak izler seni anlatır,
Geriye kalan zaten,  sadece posadır.
tt
KANAT SESLERİ

Senin ki sadece küçücük bir kelebek özgürlüğü
İçinden geçenler neler kimbilir?
Ürkek kanat çırpınışların
Yaşayamadıklarının sesleri belki...
"Eğer bir tek gün daha yaşayabilseydin,
Neler hissederdin " diye
Sordular sana...
"Gerek yok " dedin
" öyle bir yaşadım ki , bir ömre değer " dedin
" bizim bir ömürde yaşayamayıp ,
Senin bir günde yaşadığın ne "
Diye sordular sonra...
Kanatlarını öyle bir gerdin ki,
Gölgesinde tüm canlılar dinlendi.
Ve sonra şöyle dedin...
" ben evreni anladım"
" tüm varlığım ve benliğimle..."
" belki bir gün yaşadım ama , uzun yaşayandan
çok algıladım"
Kendimi tanıdım, kandırmadım...
Mutlu ettim, mutlu oldum...
Sevdim, sevildim...
Ne kadar istediysem o kadar verdi...
Hoşgörülü oldum
Yaradana sığındım
Sonra...
Tüm gücü yerinde olan bir el ,
Kanatlarımdan kavradı beni
Kabullendim...
Kurtuluş yoktu anladım ama...
Anladım ki,yaşamak bir ömür değil, bir anmış...
Anladım ki, sevmek bir an değil , bir ömür boyu yaşamakmış...
tt
İnsanoğlu 
zamanın içinden ya yalnızlıkla geçti ,
Ya da zaman ,
farkına varmadan
İnsanın yanından yanlışlıkla ...
Kimbilir ?
tt
Akıllıca bir delilikti seni sevmek
Güneşli bir havada sırılsıklam olmaktı
Sadece gözlerinde değil
Yüreğinde hapsolmaktı...
tt
Küçük bir aralıktan
Yüzümü yalayan güneşle uyandım.
Beyaz bulut perdesi kalktı
Gözlerimden...
Sonra tertemiz yağmurlarla
Yıkandım ,
Rüzgârla tarandım...
Bir ay parçası kadar parlak ,
Bir kar tanesi kadar pırıl pırıldım.
Yüzümü güneşe döndüm ,
Saçlarımı denizle ördüm...
Ağlarımı dağlara saldım ,
Kuşlar kondu dallarıma
Hep sevgiyle geçti ömrüm...
 tt
Yosun kokusunda buldum kendimi yeniden
Sessiz dalgalar gecti içimden ,
Kâh ağlara takıldı düşüncelerim ,
Kâh dağlara delindi derinden...
tt
Bazı şarkılar ,
Doğum günüm gibi gelir bana
İstanbul 'u anlatan...
Tuzlu saçlarını kuleden sarkıtan
Ve hiç susmayacak kahkahalar attıran...
Bazı denizler ,
Sarar eteklerimi adeta
O muhteşem kule Galata
İçimde hissetsemde ... uzakta
Bazı rüzgârlar ,
Öpülesi...
Yalnız ve mahzun kızkulesi...
Naifliğin sakin sesi...
Bazı martılar ,
Denizsiz yaşayamayanlar
Dalgalara karışanlar
Beni benden alanlar...
Ve sen ,
Bazı şarkılar gibi deniz kokan,
Bazı martılar gibi rüzgara kapılan,
Bir vapur sesinde
Bana , beni anlatan
Huzurumsun ...
Ruhumsun...
Sen İstanbulsun...
tt
Kış mıydı ? bilmiyorum ...
Ama 28 Aralıktı
Sahi soğukmuydu ?
Kimler vardı ?
Ellerim buz ,
Kalbim neden yanıyordu?
Nereye gidiyorduk
Öyle konvoyla ?
İçimden taşan gözyaşlarıyla.
Omzuma konan kimin elleriydi ?
Kimler " zamanla..." diyordu...
Ama biliyorum ,
Acıların en büyüklerinden biri daha
Kalbime iniyordu...
tt